GAZETECİLİĞE İLK ADIM…
  • NazlıBilim
    • Nazlı Bilim
    • nazlibilim77@gmail.com
    • 14 Şubat 2020 - 18:33:04

Değerli okuyucular;

Bu benim ilk köşe yazım ve bu yazıyı da en büyük tutkum, merakım ve heyecanım olan gazeteciliğin hayatımdaki yeri ve gazetecilik hakkındaki düşüncelerimi sizinle paylaşmak adına yazıyorum.

Hani derler ya; “Kalem en keskin kılıçtır” diye. Çocukluğumdan beri bu sözü kendime kılavuz edinip merakım ve bilgiye olan açlığımla birleştirerek benim için en doğru olan mesleğin gazeteci olmak olduğuna karar vermiştim.

Çocuk yaşta yazmaya başladığım günlükler, şiirler, hikayeler hatta şarkı sözleri, benliğimi anlatmama, aklımın demir kafesler içindeymiş gibi bir kalıba sıkışmamasına, kendi sınırlarımı zorlamama, kendimle hayatımla olan kavgamı, heyecanımı, korkularımı kısaca beni var eden her şeyi yazarak ifade etmek en büyük tutkumdu.

Üniversite sınavı sonrasında Mersin Üniversitesi Gazetecilik Bölümünü kazanmıştım. Hem istediğim bölüm hem istediğim şehir gelince bir çocuğun gülümsemesinin vermiş olduğu gibi içimi mutluluk ve heyecan kaplamıştı ama bu bölümü kazandıktan sonra çevremdeki insanların olumsuz tepkileriyle karşılaştım. Sanki herkes daha önce gazetecilik bölümünden mezun olmuş gibi davranıp, bu bölümde istihdam olmadığını öne sürerek, işsiz kalacağımı ve boşuna bu bölümü okuyacağımı söyleyerek, motivasyonumu düşürmeye çalıştı.

Benim için bunun bir önemi yoktu çünkü ben hayallerimin peşinden gidecek kadar güçlü ve cesur biri olduğumu biliyordum ve kendime güveniyordum ama kendime olan güvenim yetmiyordu. Tabii ki de çalışmam hatta çok çalışmam gerekiyordu. İyi bir gazeteci olabilmek için bu gerekliydi. Bütün olumsuz tepkilere rağmen yoluma devam ettim.

Üniversite başladı ve bana bu yolda gereken akademik ve teknik bilgileri hocalarım verecekti ama bunun bana yetmeyeceğini düşünerekten daha fazlasını istiyordum. Üniversitenin ilk döneminde bölümü, şehri, yeni insanları tanımamla geçti ve göz açıp kapanıncaya kadar da bitti. Biten bu dönemden sonra eğer bu işi gerçekten hakkıyla yapacaksam kendimden fedakarlık yapmam gerektiğinin farkına vardım.

Ve başlayan bu dönemde staj yapmak, bu alanda kendimi geliştirmek istiyordum. Henüz 1. Sınıf olduğum için bölüm anlamında teknik bilgilerim yoktu. Bir yandan umutsuzdum ama ben yine de cesaretimi toparlayarak Mersin Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Erhan ARSLAN hocamın yanına giderek yardım istedim. O da bu yardım teklifimi duyunca; bu kararı aldığım için çok sevindiğini dile getirdi ve beni Mersin’de günlük olarak yerel yayın yapan Çukurova Gazetesine yönlendirdi.

Staja başlamak beni, bir çocuğa bayramda alınan bir çift ayakkabının verdiği heyecan gibi heyecanlandırmıştı.  Daha 1. Sınıf olmama rağmen beni geri çevirmeyen Erhan Hoca’ma çok şey borçluyum. İçimdeki umutları, sur duvarlarının ortasında açan papatyalar gibi yeşerttiği için Erhan Hoca’ma çok teşekkür ederim. Umut en güzel nimettir, sağlıcakla kalın….

  • Etiketler
  • Yorumla

Reklam alanıdır
ÖNE ÇIKANLAR
    Üye Girişi
    • Kullanıcı Adınız
    • Şifreniz