KAYIP DÜŞÜNCELER TEZGAHI
  • MustafaMızrak
    • Mustafa Mızrak
    • mustafamizrak33@hotmail.com
    • 22 Ocak 2020 - 17:36:54

Savaşın acımasız ve can yakıcı korkusuyla göç eden vatandaşlar ise, kendilerini komşu ülkelere sığınmakla kurtarmaya çalışırlar. Bu haksız ve hukuksuz savaşla yaratılan göçlerle birlikte yanan evler, fabrikalar, işyerleri birçok vatandaşı mağdur etti ve birçok sınır ülkesine olduğu gibi bize de sığındılar.

GÜÇLÜ VE SÖMÜRÜCÜ DEVLETLERİN YARATTIĞI SAVAŞLAR kıyım, zulüm, baskı, göç ve çaresizliği beraberinde getiriyor. Yönetenler savaştırır, yönetilenler ise, bu insanlık suçunun mağdurları olarak, acı, sızı, yok oluş ve göçle karşı karşıya kalırlar.

Bu felaketler, bu acımasız, belirsiz savaşlar, dünyada herkesin başına gelebilecek olaylardır. İster zengin olsun ister fakir, SAVAŞ İNSANLIK KİMLİĞİNİ YOK EDER. Aileleri parçalar, kişiliği zayıflatır. Savaş belası, insanları ellerini açacak duruma getirdi.

Bu insanlar mağdur, bu insanlar aç, bu insanlar savaştan kaçmış ve çaresiz insanlar. Bu çaresizlik içinde elbette sahiplenilmediği zaman yanlış yapma durumları da söz konusu olabilir. Onları disipline edecek, yaşamlarını daha iyi koşullarda sürdürecek ortamların yaratılması gerekir. Yoksa IRKÇILIK YAPARAK ırkçılık yaparak, işsizliği, kira artışlarını, uyum sağlayamamalarını bahane ederek saldırmak, aşağılamak, gitsinler demek insani bir yaklaşım değildir. BİZDE AYNI KONUMDA OLABİLİRDİK. İnsanların yaşadığı yerler yaşanabilir bir ortamdaysa, neden evini terk etsin. Neden ilkel beyinlerin ırkçı saldırılarıyla karşılaşsın. Kim bu duruma düşmek ister.

ORTA DOĞU ÇIKMAZINDA demokratik olmayan ülkeler, başta Amerika olmak üzere egemen devletler tarafından sömürülerek ve iç kargaşa yaratılarak insanlığın, adaletin, vicdanın, ahlakın yok olmasını sağlarlar. Bu acımasız devletler demokrasi havarisi geçinirler ama, halkları birbirine kırdırmak için, paravan katiller kullanarak insanların kafasını keserek, kutsal mabetleri bombalayarak bir arada yaşamanın koşullarını yok ederler. Bu senaryo kurgulanarak ve olgunlaştırılarak hayata geçirilir.

İnsanlık kimliğinden uzaklaşanların saldırılarına, hiç kimse izin vermemeli. Farklılıkların bir arada barış ve huzur içinde yaşadığı bu kentte yaşayan yurttaşların, bu savaş mağdurlarını dışlamanın, aşağılamanın, birilerine inat ederek kargaşa yaratmanın ötesinde, insanlık kimliğini ön plana çıkararak kardeş aileler anlayışını geliştirerek sahip çıkmalılar.

Mağdura saldırmak, dışlamak, protesto etmek insani bir duygu değildir. Bu savaş mağduru insanlar işyeri açarak belki üç beş esnafın işini de etkilemiş olabilirler. Ancak unutulmamalıdır ki, yaklaşık 70 -80 bine yakın Suriyeli göçmen kendi yaşamlarını idame etmek için bir harcamada yapmaktadırlar. Ticarette biraz hareketlilik gözüküyorsa bu gerçeği de göz ardı edemeyiz.

Savaş mağdurlarının yarattığı göç olayını bir zenginlik olarak görüp onların da normal yaşamlarını sürdürmeleri için bir takım geçici yasal düzenlemelerin yapılması, kent yaşamına uyumlarının sağlanması gibi eğitim, sağlık, barınma gibi ihtiyaçlarının giderilmesi insani bir görev ve anlayış olmalıdır. Göç eden insanları, savaş mağdurlarını, köyü yakılanları, çocukların masumiyetini, kadınların çaresizliğini, çocukları karşısında boynu bükük babaları anlamayan bir anlayışın bu topluma, bu dünyaya verebileceği hiçbir şey yoktur. SEVGİYLE KALIN ÇÜNKÜ SEVGİNİZ YOKSA İÇİ BOŞ ÇINLAYAN BİR BAKIR KAPTAN FARKINIZ OLMAYACAKTIR.

 

  • Etiketler
  • Yorumla
Reklam alanıdır
ÖNE ÇIKANLAR
    Üye Girişi
    • Kullanıcı Adınız
    • Şifreniz