Özdemir: “Bakliyat üretimi ve tüketimi artırılmalı”
Özdemir: “Bakliyat üretimi ve tüketimi artırılmalı”

10 Şubat Dünya Bakliyat Günü kapsamında yapılan etkinlikte konuşan Ulusal Baklagil Konseyi ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, “Türkiye’nin 80’li yıllardaki 2 milyon tonluk bakliyat üretimi, bugün 1 milyon tona indiyse, burada bir üretim kaybı söz konusu. Bunu artırmamız lazım. Çok faydalı bir besin kaynağı olduğu için tüketimi de artırmamız lazım” dedi.

Haber-Sevcan AKGÜL

10 Şubat Dünya Bakliyat Günü, Mersin’de kutlandı. Bir otelde gerçekleştirilen etkinlikte bakliyat ürünleri tanıtılırken, tamamı bakliyat ürünleri kullanılarak yapılan yemek menüsü de konuklara ikram edildi. Etkinliğe, Mersin Valisi Ali İhsan Su, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Ercan Kireçtepe, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal, Akdeniz Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Hüseyin Arslan, Mersin Ticaret Borsası Başkanı Ömer Abdullah Özdemir, milletvekilleri ve ilçe belediye başkanlarının katıldığı etkinlikte sektör temsilcileri de yer aldı.

ÖZDEMİR: “MERSİN, BAKLİYATIN BAŞKENTİ”

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Ulusal Baklagil Konseyi ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, “Mersin, bakliyatın başkenti” diyerek, Mersin’in sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da sayılı bakliyat merkezlerinden birisi olduğunu söyledi. Dünya Bakliyat Günü’nün 5’incisini kutlamaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade eden Özdemir, bakliyatın, besin değeri açısından oldukça zengin bir ürün grubu olduğunu ve yüksek protein içerdiğini ifade etti. 100 gramlık bir bakliyat porsiyonunda yer alan protein miktarının 19 ile 35 gram arasında değiştiğini sözlerine ekleyen Özdemir, “Bu miktar et ve et ürünleriyle benzer seviyededir. Ayrıca bakliyat düşük yağ seviyesine sahip olduğu için kolesterol olmadığından daha avantajlıdır. Lif ve mineral açısından da zengindir. Başta diyabet ve obezite olmak üzere kanserden kalp-damar rahatsızlıklarına kadar çok çeşitli hastalıklarla mücadelede etkindir. Tüm bu özellikleriyle bakliyat, dünyanın önde gelen sağlıklı beslenme rehberlerinin vazgeçilmez parçasıdır. Zengin veya fakir herkesin gıdasıdır. Bakliyatın toprak verimliliğine de katkısı vardır” dedi.

ÖZDEMİR: “BAKLİYAT TÜKETİMİNİ ARTIRMAMIZ LAZIM”

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) dünya bakliyat ekonomisine ilişkin hazırladığı rapordan veriler paylaşan Özdemir, buna göre dünya genelinde kişi başına düşen bakliyat tüketim miktarı 21 gram iken, hububatın 400 gram, etin ise 133 gram olduğu bilgisini verdi. Önümüzdeki dönemde bakliyat üretimini ve tüketiminin artırılması gerektiğini kaydeden Özdemir, “Türkiye’nin 80’li yıllardaki 2 milyon tonluk bakliyat üretimi, bugün 1 milyon tona indiyse, burada bir üretim kaybı söz konusu. Bunu artırmamız lazım. Çok faydalı bir besin kaynağı olduğu için tüketimi de artırmamız lazım” diye konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığının bakliyatta açıkladığı yeni yol haritasına da değinen Özdemir, bakliyatın bundan sonra ‘özel ürün’ olarak tanımlanacağını, ayrıca bakliyat ekiminin özendirileceğini dile getirdi.

ARSLAN: “BAKLİYATIN ÖNEMİ GİTTİKÇE ARTIYOR”

Akdeniz Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Hüseyin Arslan da 2016’da Dünya Bakliyat Günü ilanının ardından belirledikleri “Sürdürülebilir tarım için bakliyat” sloganının şu anda dünyada “Sürdürülebilir gelecek için bitkisel protein” şekline dönüştüğünü anlattı. İnsanın yaşaması için günde 80 gram protein yemesi gerektiğini belirten Arslan, hayvansal kaynak tüketemeyenlerin proteini alabilecekleri tek kaynağın da bakliyat olduğuna işaret etti. Arslan, “Ekosistem, çocuk beslenmesi, yaşlı beslenmesi, hasta beslenmesi gibi konular ve çevreci olması dolayısıyla bakliyatın önemi gittikçe artıyor. İnsanlığın geleceği bir ölçüde bakliyatla ilgili” ifadelerini kullandı.

GÜLDAL: “MERSİN, BAKLİYAT TİCARETİ BAKIMINDAN EN ÖNEMLİ İL”

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güldal ise son 2 yıldır bakliyatın üretiminden ticaretine, pazarına, takibine kadar her şeyiyle yakından ilgilendiklerini belirtti. Mersin’in, bakliyat ticareti bakımından en önemli il olduğunu vurgulayan Güldal, bakliyatın, anavatanı Anadolu, gen merkezi Türkiye olan çok değerli bir bitkisel ürün olduğunun altını çizdi. Bakliyatın insan sağlığı ve beslenmesi için önemini anlatan Güldal, ayrıca dünyanın geleceği ve toprakların korunması için çok önemli bir bitki olduğunu vurguladı. Güldal, “Bu değerli bitkinin de ilk sahibi Türkiye. Geçmişte bakliyat vardı, kültürümüzde de vardı. Hem insan için hem çevre için hem toprak için gelecekte de olması gerekiyor” dedi

GÜLDAL: “ÜRETİCİNİN KARŞILIĞINI ALMASI LAZIM”

2017 yılına kadar 15 yıl boyunca bakliyat alanlarında gerileme olduğuna vurgu yapan Güldal, “Bakanlığımız bakliyatla ilgili 2016’da Dünya Bakliyat Yılının verdiği ivmeyle 2017’de çok radikal bir adım attı ve 300 lira olan tarımsal desteği bir anda 500 liraya çıkarttı. Mazot, gübre ve diğer desteklerle beraber bakliyat üreten çiftçilerimizin dönüm başı aldıkları destekler 800-850 liraya ulaştı. Böylece 650 bin ton civarında nohut üretimi, 45 bin ton civarında yüzde 43 artan mercimek üretimi ve ciddi manada 1,5 milyon tona ulaşan toplam bakliyat üretimi gerçekleşmiş oldu. Biz bu üretimi Türkiye olarak yapabiliyoruz, yapabiliriz; ancak üreticinin karşılığını alması lazım. Bu noktada TMO olarak bakliyatla ilgili özendirici, sürdürülebilir bir fiyat politikası belirledik, 2018 ve 2019’da ciddi miktarda bakliyatı üreticiden aldık. Stoklarımızda fazlasıyla bakliyat ürünü nohut ve mercimek var” ifadelerini kullandı.

GÜLDAL: “KIRMIZI MERCİMEK VE KURU FASULYEYE POZİTİF AYRIMCILIK YAPACAĞIZ”

Nohut ve mercimekte ekimlerin artması ve rekoltenin fazlalığına bağlı olarak güçlü bir stokları olduğunu kaydeden Güldal, “Ancak, kırmızı mercimekte ve kuru fasulyede bu ivmenin yeterli olmadığını fark ettik. Bundan sonra hem bakanlığımız hem de TMO olarak nohut ve yeşil mercimekten ziyade kırmızı mercimek ve kuru fasulyeye pozitif ayrımcılık yapacağız. Onların üretimini de artırmak için ağırlık vereceğiz” diye konuştu.

GÜLDAL: “BAKLİYAT ÜRÜNLERİNİN FİYATLARI YÜKSELDİ’ HABERLERİ YALAN”

Konuşmasında, bakliyat ürünlerinin fiyatlarının anormal şekilde yükseldiğine dair çıkan haberleri yalanlayan Güldal, “Kesinlikle aslı astarı, gerçeklik payı olmayan haberlerdir. Bakliyat, en ucuz protein kaynağı. Televizyonda nohudun 11-15-18 lira olduğu söylendi. Biz araştırdık, yok öyle bir şey. TMO olarak biz 3-4 liradan toptan satıyoruz. 4-6,5 lira arasında da kalitesine ve boyuna göre perakende satıyoruz. Ulusal zincir marketlere baktık, 6-7,5 lira arasında. Bu manipülasyon neden yapıldı, bunu anlamak mümkün değil. İnsanların kafasını karıştırmaya, tükettikleri gıda maddeleriyle ilgili spekülasyon yapmaya hiç kimsenin hakkının olmadığının, bakliyat özelinde de tüketilecek en değerli protein maddesinin Türkiye’de en uygun şartlarda satıldığını ve sofralara ulaştığının altını çizmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

GÜLDAL: “NOHUTTA NET İHRACATÇIYIZ”

Nohut ithal edildiğine dair basında çıkan haberleri de değerlendiren Güldal, “Nohutta net ihracatçıyız. 2018 ve 2019 yıllarında net ihracatçı konuma gelmiş durumdayız. İnşallah kuru fasulyede ve kırmızı mercimekte de yeni yol haritalarıyla bu başarı yakalanacaktır. Elimizde güçlü bir miktarda stok var. Bunun hem iç piyasaya hem de yurt dışına ihracı konusunda önemli çalışmalarımız var. Kasım ayında 22 bin ton TMO menşeli nohut ihraç ettik. Yine 55-60 bin ton civarında mahsulümüzü iç piyasada değerlendirdik. Son olarak da şubat ayında 180 bin tonluk stokumuzu hem yurt içine hem yurt dışına satış yapacak olan firmalarımızın ticaretlerine açtık” şeklinde konuştu.

SU: “BAKLAGİL ÜRETİMİNDE ÖNEMLİ POTANSİYELE SAHİBİZ”

Mersin Valisi Ali İhsan Su da dünya nüfusunun 2 milyardan fazlasının proteinini baklagillerden karşıladığına dikkat çekti. İnsan beslenmesinde proteinin yüzde 22’sinin de baklagillerden sağlandığına işaret eden Su, “Baklagiller, vazgeçilmez besin kaynaklarının başında geliyor. Dünyada yaklaşık 40 milyar dolarlık yemeklik baklagil üretimi gerçekleşiyor. Ülkemiz bu konuda şanslı. Bereketli Hilal bölgesinin içinde yer alıyoruz ve baklagil üretiminde önemli potansiyele sahibiz. Tahıllardan sonra ikinci sırada geliyor. İyiyiz ama daha çok üretim için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Baklagillerden yüksek katma değer oluşturacak yeni ürünler de yapmalıyız ve yapıyoruz. Bunları piyasaya sunma seviyesine gelmeliyiz” şeklinde konuştu.

KIŞ: “DÜNYADA YAKLAŞIK 1 MİLYAR İNSAN SAĞLIK SORUNLARI YAŞAMAKTADIR”

Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Gülcan Kış ise konuşmasında Dünya Bakliyat Günü’nün tarihsel sürecinden bahsetti. Bakliyatın yüksek besin değeri ve sağlıklı beslenmeye katkısıyla çağımızın en yaygın sağlık sorunlarının başında gelen başta obezite, diyabet, kalp-damar hastalıkları, sindirim sistemi kanserlerine karşı en güvenilir besinlerin başında geldini sözlerine ekleyen Kış, “İnsanlık bir yandan obezite sorunu ile mücadele ederken, dünyada yaklaşık 1 milyar insan da yetersiz beslenme nedeniyle sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu önemli çelişki dahi insanlığın yaşadığı sorunları anlamamızı, onlara çözüm üretmemizi gerektiren bir sorgulamayı da beraberinde getirmektedir. İşte burada yüksek besin değerinin yanında dayanıklı ve kolay muhafaza edilebilir olması nedeniyle bakliyat ürünleri, sunulmuş bir kurtarıcı mucize olarak insanlığın imdadına yetişmektedir” diye konuştu.

“MERSİN, ÜLKEMİZİN BAKLİYAT ÜSSÜDÜR”

Mersin’in Türkiye’nin bakliyat üssü olduğunu belirten Kış, Türkiye’de bakliyat ürünlerinin işlenmesine dair sanayinin yaklaşık yüzde 70’inin Mersin’de bulunduğunu belirterek, “Üzerinde yaşamaktan onur ve mutluluk duyduğumuz Mersin, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın sayılı bakliyat merkezlerinden birisidir. Bakliyatın gen merkezi olan ülkemizin sayılı bakliyat ticaret merkezlerinden biri olan kentimizde, dünyanın hiçbir şehrinde olmadığı şekilde bakliyat sektörü kümelenmiştir. Ülkemizdeki bakliyat ürünlerinin işlenmesine dayalı sanayinin yaklaşık yüzde 70’i Mersin’de bulunmaktadır ve ülkemiz dış ticaretinin yüzde 80’i yani toplam 826 tonu güzel kentimiz üzerinden yapılmaktadır. Ayrıca kentimizin toplam ihracatının yüzde 10’u sadece bakliyattan gelmektedir. Yani bakliyat, bolluktur ve berekettir. Mersin, ülkemizin bakliyat üssüdür. Anadolu olan ve geçmişi 10 bin yıl öncesine dayanan ürünümüze sahip çıkmak, aynı zamanda ürünümüzün ticaret merkezi konumumuzu sürdürmek için bizler de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız” diye sözlerini bitirdi.

  • Etiketler
  • Yorumla

Reklam alanıdır
ÖNE ÇIKANLAR
    Üye Girişi
    • Kullanıcı Adınız
    • Şifreniz