ŞÜPHECİNİN SEYİR DEFTERİ
  • MustafaMızrak
    • Mustafa Mızrak
    • mustafamizrak33@hotmail.com
    • 25 Şubat 2020 - 18:19:45

Biri birini çok seven bir çift evlendikten kısa bir süre sonra yaşamlarında
kavgalar, fikir ayrılıkları baş göstermiş ve anlaşamaz olmuşlar. Birbirlerini ne kadar sevseler de bir türlü alttan alamıyor kendilerini haklı görüyorlarmış. Gel zaman git zaman bu çift odalarını ayırmaya karar vermişler. Kapıları karşılıklı olan odalarından her sabah çıkarken asık bir suratla çıkar ve aynı evde yaşamaktan hiç keyif alamaz hale gelmişler.

Kadın ne kadar düşünüp etse de, sağdan soldan fikir alsa da eşini bir türlü ikna edemez olmuş.
Kadın günler sonra ne yapacağını bulmuş. Hemen en yakındaki camcıdan oda kapılarının dışına bir ayna taktırmış. Böylelikle her ikisi de kapısını açınca önce kendi asık suratlarını ve perişan olmuş hallerini görecek ve kendilerine bir çeki düzen vermeleri gerektiğini anlayacakmış. Başlangıçta aynalarda kendine çeki düzen veren çift sonrasında hatasını anlayarak birbirlerinin sevgi aynası olmaya karar vermişler. Bizlerin de bir aynaya ihtiyaç duymadan kendimize vermemiz gereken çeki düzeni ve güler yüzü her daim hatırlamamız gerekiyor. Yaşamın tüm güzellikleri içimizde saklı. Bunu görmek ya da göstermek için bir ayna bile az gelir…

Şüphe, kişinin bir olaydan dolayı duyduğu güvensizlik ve emin olamama duygusu olarak yaşanır. Şüpheyi hayatının merkezine alan kişi, her olayı bu yönde değerlendirir. Şüphesini haklı çıkaracak unsurlara sarılır, hatta bu unsurları kendisi yaratır.
İlişkilerde şüpheyi tetikleyen en önemli unsurlardan biri de kaybetme korkusudur.
İlişkilerin en büyük düşmanı, şüphe, güvensizlik ve kaybetme korkusudur. Hepsi birbirini tetikler. Güvensizlik yaşamaya başladığınız an, kaybetme korkusu duymaya başlarsınız. Bunu duymaya başladığınızda da şüphe devreye girer. Sonra bir bakarsınız ki, kısır döngü içindesiniz. Çünkü kaybetmemek adına yaptığınız her şey, sizi bitişe doğru bir adım daha yaklaştırır. İşte bu olumsuz duygulardan kurtulmanın yolları…
Güvensizlik, kişinin kendisine ya da başkasına güven duymama halidir.

Düşünecek olursak bazı bireyler toplum baskısını sürekli hisseder. Ne diyecekler korkusu her zaman davranış, duygu ve düşüncelerine etki eder.Ve bu insanlar sürekli bir şeylerden çekinir ve şüphe duyarlar.Güven eksikliği bir anlamda yetersizlik duygusudur. Yetersiz olduğunu düşünen kişiler, kendisinde olmadığını düşündüğü nitelikler yüzünden ilişkilerinde sorun yaşayabilir. Karşısındaki kişiye yoğun şekilde güvensizlik besleyen kişi, aslında özgüven eksikliği yaşamaktadır. Ama bunu kabul etmez. Sorumluluğu her zaman başkasına atar.

Giderek artış gösteren aşırı şüphecilik ilişki sorunlarına neden olup kişiyi yalnızlaştırıyor. Paranoya ve depresyon gibi hastalıkların eşlik ettiği şüphecilikte kıskançlık türü şüphecilik öne çıkıyor.Kişiyi nefes alamaz hale getiren ve sosyal yaşamı dağıtan şüphecilik ilişkileri de dinamitleyen bir özelliğe sahip. Özgüven azlığı yaşayan kişilerde görüldüğü gibi kendini aşırı beğenen ve eleştiriye kapalı kişilerde de sık rastlanıyor. Normalde insan doğası gereği şüphecidir. Şüpheci olmasa bilimsel doğrular kendini yenileyemez dolayısıyla da bilimsel olmaktan çıkarlardı.
Şüphe, kişinin bir olaydan dolayı duyduğu güvensizlik ve emin olamama duygusu olarak yaşanır. Şüpheyi hayatının merkezine alan kişi, her olayı bu yönde değerlendirir. Şüphesini haklı çıkaracak unsurlara sarılır, hatta bu unsurları kendisi yaratır.

Sevgiyle kalın. Ve her şeyden önce birbirinizi candan sevin. Çünkü sevgi birçok kötülüğü örter. (İHA)

  • Etiketler
  • Yorumla

Reklam alanıdır
ÖNE ÇIKANLAR
    Üye Girişi
    • Kullanıcı Adınız
    • Şifreniz