“TÜRKİYE TÜM DÜNYAYA  İNSANLIK DERSİ VERMİŞTİR”
“TÜRKİYE TÜM DÜNYAYA  İNSANLIK DERSİ VERMİŞTİR”

Mersin Üniversitesi Onkoloji Hastanesi’nin açılışı ve bir dizi ziyaret gerçekleştirmek üzere Mersin’e gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Suriye’de yaşanan insanlık krizinden bu yana Türkiye’nin acıdan, çatışmadan ya da savaştan yana olmadığını dile getirerek, “Türkiye gerek mültecilere kapılarını açan güvenli bir liman olarak, gerek Suriye’de mazlum halka sunduğu temel hizmetlerle tüm dünyaya insanlık dersi vermiştir. Vermeye de devam ediyoruz” 

Haber- Sevcan AKGÜL

İlk olarak TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Lütfi Elvan ile birlikte Mersin Valiliğini ziyaret eden Oktay’ı sahil valilik binasına girişinde Vali Ali İhsan Su, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Ercan Kireçtepe, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, milletvekilleri ve protokol üyelerince karşıladı. Polis merasim mangasını selamlayan Oktay, ardından Vali Ali İhsan Su ile görüştükten sonra valilikten ayrıldı. Daha sonrasında Muğdat Camisinde Cuma Namazı kılan ve bir cenaze namazına katılan Oktay, namaz sonrası bir kıraathaneye giderek vatandaşlarla sohbet etti. Oktay, ardından Mersin Üniversitesi (MEÜ) Onkoloji Hastanesi’nin Açılış Töreni’ne katıldı. Törende konuşan Oktay, sözlerine Suriye’nin İdlib kentinde saldırıya uğrayan ve şehit olan askerlerimizin ailelerine başsağlığı dileyerek başladı. Suriye’de yaşanan insani krizin daha da kötüleşmesinin önlenmesi yönünde Rusya’da önemli bir karar alındığını belirten Oktay, “Dün gece itibariyle İdlib’de başlayan ateşkes ve güvenlik koridor tesisinin bölgede barış ve huzurun sağlanması için hayırla sonuçlanmasını temenni ediyorum” dedi.

“MERSİN ANADOLU’MUZUN DA BİR ÖZETİ”

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek konuşmasına devam eden Oktay, “Mersin bugün bizi bir portakal çiçeği gibi kokan Akdeniz şehri gibi karşıladı. Şehre adım attığımız ilk andan itibaren 4 mevsim koruduğu yeşili, mavisiyle; iklimi gibi sıcak insanlarıyla bizi sarıp sarmaladı. Mersin her zaman böyle zaten. Toroslar’ın yüceliği kalbimize işledi. Akdeniz’in ılık esintisinde de huzur bulduk. Bu güzel şehrimiz zaten her daim bizleri kendine çağırtmakta. Sadece bizleri de değil 12 ay boyunca dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçi ile doğası, havası ve kültürel zenginlikleriyle de yine kendisine çekmekte. İnşallah bugünkü tesisimiz de sağlık turizmi anlamında kendisine çekme ve şifa dağıtmada kendisini ifade edecek. Farklı birçok kökenden ve inançtan insana bağrını açan Mersin yine aynı zamanda Anadolu’muzun da bir özeti. Sahip olduğu zenginliklerle birlik ve beraberliğimizin, kardeşliğimizin sembol şehridir Mersin. Gerçekleştirdiğimiz ziyaret vesilesiyle sizlerin gösterdiği misafirperverlik sayesinde yine bu birlikteliği bir kez daha gönülden hissediyoruz. Biz de hem gönül dünyamızda hem de cumhurbaşkanımız öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla Mersin’e ve Mersinlilere olan muhabbetimizi her fırsatta gösterdik, göstermeye de devam edeceğiz. İlgili kurum ve kuruluşlarımızın titizlikle yürüttüğü çalışmalar sonucunda şehrimize kazandırdığımız onkoloji hastanemizin hayırlara vesile oluyor olması ve 2 yıl gibi kısa bir sürede açılması bunun somut bir nişanesi. Siz Mersinli kardeşlerimizin duası, desteği bizimle olduğu sürece açılışını yapacağımız bu hastane gibi inşallah nice hizmetleri de Mersin’de buluşturmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“MERSİN’E 36 MİLYAR YATIRIM YAPTIK”

2002 yılından bu yana Mersin’e yaklaşık 36 milyar liranın üzerinde yatırım yaptıklarını ifade eden Oktay, “Bu yatırımlar ve hizmetler tüm hızıyla devam ediyor. Bugün 56 binden fazla yükseköğretim öğrencisinin öğrenim gördüğü şehrimize Tarsus Üniversitesini kurduk. Mersin’deki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit ve gazi yakınlarımıza ve engellilerimize 4 milyar liralık destek verdik. Mersin’e 241 kilometre bölünmüş yol yaparak toplam bölünmüş yol uzunluğunu 519 kilometreye çıkardık. Devamının gelmesini beklediğinizi biliyorum. Onlarla ilgili de projelerimi yürütüyoruz. Akdeniz Sahil Yolunun Mersin kesimini oluşturan 227 kilometrelik kemsinin yarısından fazlasını yine 8 köprüsü, 11 tünel ve2 viyadükü ile tamamlayarak trafiğe açmış durumdayız. Mersin’e 2 yat limanı kazandırdık. Aydıncık’ta yeni bir yat limanı yapmak için yine çalışmalara başladık, devam ediyor. Mersin için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. 12 Ar-ge ve 1 tasarım merkezinin yanında Mersin’e 2 teknokent kazandırılmış durumda. Mersinli yatırımcılarımızı yatırım teşvikleriyle destekleyerek 35 bin kişilik ilave istihdam oluşturduk. Sanayicimizin taleplerine kulak vererek, Mersin’e 3 yeni organize sanayi bölgesi kurduk. Hali hazırda 3’ün dışında da kurulum çalışmaları devam eden 96 tane ilave organize sanayi bölgesinden bahsediyoruz. Tarsus Tarımsal Ürün İşleme İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin hayata geçmesiyle birlikte bölgesel bir tarım hamlesi de başlamış olacak. Mersin, meyve üretiminde Türkiye birincisi. Sebze üretiminde de yine üçüncü sırada. Mersin, 9 üründe Türkiye birincisi, yine 9 üründe de Türkiye ikincisi” ifadelerini kullandı.

“KENDİ REKORLARIMIZI KENDİMİZ KIRAN BİR İKTİDARIZ”

Mersin’in toplam bakliyat ihracatının yüzde 85’ini, Narenciye ihracatının ise yüzde 35’ini tek başına üstlenen bir şehir olduğunu belirten Oktay, “Potansiyeli ve hâlihazırda olan tarımsal üretimini, yeni kurulacak organize sanayi bölgesiyle de katma değere dönüştürmek için yine hep birlikte çalışacağız. Önümüzdeki 5 yıl içinde yatırımcı ve on bin çalışana ev sahipliği yapacak bir üretim alt yapısı oluşturmayı planlıyoruz. Diğer taraftan tarım alanında Mersinli çiftçilerimize toplamda 1,7 milyar liralık tarımsal destek verdik. Bölgenin bereketinin inşallah tarım destekleriyle artırmaya devam edeceğiz. Bunların yanı sıra Mersin’e 7 baraj ve 11 gölet inşa ettik. Şu anda da zaten 10 baraj ve bir gölet daha inşa ediyoruz. Yani biz kendi rekorlarımızı kendimiz kıran bir iktidarız. Pamuklu barajını da önümüzde ki yıl inşallah hizmete alıyoruz” şeklinde konuştu.

“TOKİ KURALARI 26 MART’TA ÇEKİLECEK”

Mersin’in geçtiğimiz yıl 81 il içinde en fazla sayıda fidanı toprakla buluşturan şehir olduğuna vurgu yapan Oktay, “Zaten yeşiline baktığımız aman da bunu anlatmaya gerek yok. Toplam 1,9 milyon dekar alanda çalışma yaparak 339 milyon fidana hayat vermiş durumda. Mersin’de hem yeşili koruduk, hem de TOKİ vasıtasıyla 4 bin 185 adet konut inşa ettik. Bu yıl da 200 sosyal konut yine TOKİ aracılığıyla inşa ediyor olacağız. Bunların kuraları 26 Mart Perşembe tarihinde çekilecek hak sahiplerine de şimdiden hayırlı olsun. İlimizde 2002-2019 yılları arasında bin 276 biten, 265 devam eden olmak üzere toplam bin 541 proje için 15 milyar harcama yapılmıştır. Bunları niye mi anlatıyorum? Burada bir onkoloji hastanesi açılışını yapıyoruz ama bu hastane Mersin’de ki toplam bir ekosistemin bir parçasıdır. Mersin’in gelişimin sağlık alanındaki bir parçasıdır. Mersin’e olan yatırımlarımız bire bütün olarak, bütün hızıyla geçmişten bugüne nasıl olduysa devam edecek” diye söyledi.

“SAĞLIK ALANINDA DÜNYA ORTALAMASININ İLERİSİNDEYİZ”

Türkiye’nin dünyadaki sağlık alanında en fiziksel imkânlar, altyapı hem de sağlık hizmetleri açısından dünya ortalamasının ilerisinde olduğuna dikkat çeken Oktay, “Biz en iyisi olmaya adayız. En iyisi olma konusunda da iddia sahibiyiz. Hastane bulsa doktor bulamadığımız, doktor bulsak ilaç bulamadığımız günler çokta uzak değil. 2002 öncesinde hastaneye sağlam gelenin hasta olarak çıktığı bir zaman olduğunu hepimiz hatırlıyoruz. Bugün hastanelerimiz sadece şifa arayan vatandaşlarımız için değil, rekabetçiler ve hastane çalışanları içinde en iyi şekilde konfor sağlamış durumda. Tüm sağlık tesislerimiz geniş otopark alanları, gelişmiş medikal cihazlar, verimli enerji sistemleri, otomasyon kadar her konuda yüksek standartlarda tasarlanmıştır” dedi.

“ŞEHİR HASTANEMİZİN MEMNUNİYET ORANI YÜZDE 98”

Mersin’e 2 bin 189 yataklı 13 hastanenin yanı sıra, 37 adet de sağlık tesisi inşa ettiklerini sözlerine ekleyen Oktay, sözlerine şöyle devam etti: “Tabi yine bu hastane, sağlıkla ilgili bir parçasıdır. Ülkemizin ilk şehir hastanelerinden birisi olan Mersin Şehir Hastanesi’ni önce hizmete aldık ve Cumhurbaşkanımızın da yine Mersin’e gelerek açılışını gerçekleştirdiği hastanedir. Yine valimizin ifade ettiği bir şey vardı, şehir hastanemizden memnuniyet oranımız nedir sizce? Tahmininiz var mı? Yüzde 98 memnuniyet oranı ve bu ayakta alkışlanacak bir memnuniyet oranıdır. Yani sadece fiziksel olarak, içindeki cihazlarıyla her hangi bir hastane veya tesisi açmak yetmiyor.  O kısmı zaten bizim görevimiz. Sonrasında sizin göreviniz başlıyor, şimdi tatlı bir rekabet. Biz sizden yüzde yüzü bekliyoruz. Hastanemizden ve öğretim üyelerimizden, rektörümüzden de biz bunun sözünü alalım. Dolayısıyla Mersin, tüm Türkiye’de ki diğer sağlık hizmetleri için aslında kendilerine çıta koyacakları anlamında bir merkezimiz olsun. Tarsus Devlet Hastanesi ve Anamur Devlet Hastanesi’nin yapımı yine devam ediyor. Onları da bu sene içinde tamamlayıp Mersin’e kazandırıyoruz. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz onkoloji hastanesi de ileri teşhis ve tedavi teknolojilerine sahip cihazları, gelişmiş laboratuar ve sizler gibi alanında uzman doktor ve sağlık personelleri, öğretim üyeleriyle birlikte alanında en iyi sağlık hizmetini verecektir. Buna yürekten inanıyoruz.”

“MERSİN, SAĞLIK TURİZMİNE AÇILAN KAPI”

Açılışını gerçekleştirdikleri Onkoloji Hastanesinin yine ileri teşhis ve tedavi teknolojilerine sahip cihazları gelişmiş laboratuarları ve alanında uzman doktor ve sağlık personelleri ve öğretim üyeleriyle vatandaşlara en iyi sağlık hizmetini vereceğine inandığını belirten Oktay, “14 bin 550 metrekare kapalı alan üzerine kuru 150 yatak kapasiteli hastanemiz sadece Mersin’in değil, çevre illerin de ihtiyacını gidecektir. Yüzde 98 memnuniyet oranını yakaladığınızda aslında bu Mersin’in sağlık turizmine açılan kapısı demektir. Biz sağlık turizminde geliştirdiğimiz bu kapasite ile ısrarla sağlık turizminde çok ciddi bir ilerlemeyi arzu ediyoruz. Ciddi bir pasta var dünyada ve bu pastadan biz çok ciddi bir pay almak istiyoruz. Ben buradan bunun sözünü almak isterim. Milletimizin kaliteli sağlık hizmetine vaktinde ve kolayca erişmesi, yine bağımlılıklardan uzak sağlıklı bir hayat tarzını benimsemesi için üzerimize düşeni yapmaya da devam edeceğiz. Bunun için doktorlarımızı, hemşirelerimizi ve diğer tüm sağlık personellerimizi en iyi şekilde yetiştirmek için de yüksek öğretim kurlumuz yine fakültelerde sürekli iyileştirme çalışmalarını sürdürmekte. Diğer taraftan hükümetimiz göreve gelir gelmez, sağlık çalışanlarının uzun süredir beklediği özlük haklarıyla ilgili düzenlemeyi hayata geçirdi. Hekim ve diş hekimlerinin emekli maaşlarında ek ödemeli iyileştirmeler yaptık, böylece de fiili hizmet zammı hayata geçmiş oldu. Ayrıca sağlık personeline karşı şiddet uygulayanların şikayete gerek kalmadan doğrudan savcılığa sevk edilmesini sağlayan yasal düzenleme de artık yürürlükte. Bu caydırıcı düzenlemenin yanında iyileştirici tedbirleri almaya da devam ediyoruz. Şiddet kime olursa olsun bir insanlık ayıbıdır ve sizler gibi sağlık çalışanları için özellikle kabul edilemez bir durumdur. Ne hastalarımıza kötü davranılmasına ne de çalışanlarımıza şiddet uygulanmasına asla ve asla müsaade edemeyiz, etmeyeceğiz” diye konuştu.

“TÜRKİYE TÜM DÜNYAYA İNSANLIK DERSİ VERMİŞTİR”

“Suriye’de yaşanan insanlık krizi gündemimizin ilk sıralarında yerini almaya devam ediyor” diyen Oktay, “Krizin başlangıcından bu yana Türkiye asla acıdan, çatışmadan ya da savaştan yana olmamıştır. Aksine hem kendimiz hem de Suriyeli kardeşlerimiz için güvenli, huzurlu müreffeh bir gelecek arzu ettiğimizi her fırsatta da dile getirdik. Türkiye gerek mültecilere kapılarını açan güvenli bir liman olarak, gerek Suriye’de mazlum halka sunduğu temel hizmetlerle tüm dünyaya insanlık dersi vermiştir. Vermeye de devam ediyoruz. İşte Yunanistan’ın mazlumlara yaptığı zulüm ortadadır. En ufak bir fırsatta insan hakları diyen, göç hareketleri diyen, mülteci hareketleri diye dünyayı ayağa kaldıran, batıya buradan tekrar seslenmek isteriz. Çocuklara atılan gaz bombaları, savunmasız mültecilere sıkılan kurşunlar, Avrupa’nın övündüğü hangi değerler ile bağdaşıyor. Orada yapılanların yüzde 1’ni biz Türkiye’de yapıyor olsaydık dünya ayağa kalkardı. Şimdi ise Türkiye dışında kimseden ses çıkmıyor. Etkin köken ayırmadan herkesi bağrına basmış bir Türkiye var. Bugün de değil, geçmişte de böyledir. Biz onun için ecdadımızla gurur duyarız. Gelecekte de çocuklarımız bizlerle gurur duyacaktır. Bir tarafta adil yük paylaşımından kaçanlar, mülteci ve insanlık düşmanları var” ifadelerine yer verdi.

“GEREKTİĞİNDE GÜÇ KULLANMAKTAN TEREDDÜT ETMEDİK, ETMEYİZ”

Oktay, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Şimdiye kadar şehitlerimizin ve gazilerimizin bir damla kanını yerde bırakmadık ve hesabını sorduk. Bundan sonra da yerde bırakmadık, bırakmayacağız. Bahar Kalkanı Harekatımız ve Güvenlik Güçlerimizin İdlib Bölgesindeki faaliyetleri hem uluslararası hukuk kuralları hem de imzalanan mutabakatlara uygun olarak yerine getirilmektedir. Cumhurbaşkanımızın dün Rusya’ya gerçekleştirdiği ziyaret sonunda verilen ek mutabakat Astana ve Soçi süreçlerinin de yeniden ayaklanmasına yöneliktir. İdlib’de rejimin saldırganlığının son verilmesi ve akan kanın durdurulması için Rusya’nın garantör devlet olarak üzerine düşeni yapmasını bekliyoruz. Suriye’de yaşanan insaniyet dramının askeri bir çözümü olmadığını, Türkiye olarak diplomasiden, siyasi çözüm süreçlerinden yana olduğumuzu da her defasında belirttik. Ancak sınırlarımızın güvenliğini sağlamak, terörle mücadele ve insani dramın, göçün önüne geçmek için gerektiğinde güç kullanmaktan da tereddüt etmedik, etmeyiz.”

 

 

  • Etiketler
  • Yorumla

Reklam alanıdır
ÖNE ÇIKANLAR
    Üye Girişi
    • Kullanıcı Adınız
    • Şifreniz