VİZYON / MİSYON / FÜZYON!
  • İhsanToksöz
    • İhsan Toksöz
    • toksoz.yakamoz@gmail.com
    • 4 Şubat 2020 - 17:32:53

Kelimelerle oynamayı, anlamlarını irdelemeyi, derinlere inerek anlam içeriklerini kurcalamayı seviyorum. Bu içerikleriyle uygun kullanıldıklarında konuşmaya / yazıya ne denli derinlik kattıklarını biliyorum. Bu yazımda sıkça kullanılan üç kelime üzerinde duracağım:

Vizyon: (Fr. / İng. vision)

  1. isim İleri görüş. Görünüm
  2. isim Ülkü.
  3. isim Sağgörü.
  4. isim (sinema, tiyatro) Gösterim.
  5. isim (mecaz) Görünüm

Her ne kadar Vizyon kelimesi TDK sözlüğüne göre “ileri görüş” olarak tanımlansa da bu ileri görüş’ü kişisel bazda biraz açmamız gerektiği düşüncesindeyim. Burada kelime içeriğinin ne olabileceğini irdelerken “ileri görüşlü” kişilerin herkesin göremeyeceklerini görebilmeleri için kişisel yetilerine göz atmak isterim: İleri görüşlü kişilerde öncelikli olarak bir önsezi yeteneği olması gerekiyor. Ama sadece bu yetmiyor.  Bu yetiye üstün bir algılama ve hayal gücü eklenmesi de şart. Buna göre fikirler öne sürmek, kurgulamalar, tasarımlar yapabilmek, geleceğin resmini çizebilmek yetisi de cabası…

İşte bu yeteneklere sahip kişilere – TDK sözlüğünden alıntılarsak;

Vizyon sahibi / Vizyoner: sıfat Geniş görüşlü, ileri görüşlü, ufku geniş (kimse) deniyor.

Peki vizyonerler ne yapıyor? Herhangi bir konuda kendisine, hedef kitlesine ya da topluma, saptanan hedeflere ulaşılabilmesi için bir rota çiziyorlar. Artık yapılacak tek şey vardır: Vizyonu gerçekleştirmeyi bir misyon haline getirmek ve amaçlanan sonuca ulaşmak için çalışmak.

Haydi yine TDK sözlüğüne başvuralım:

Misyon: (Fr. / İng. mission)

  1. isim.Görev, amaç.
  2. isim. Dinsel, bilimsel veya diplomatik bir görev yüklenmiş kimselerden oluşan kurul.

Bazı durumlarda vizyon ile misyonun önceliğinin yer değiştirebileceğinin de altını çizelim. Yani öncelikle halen süregelen herhangi bir konuda çalışmayı misyon edinerek, bu konuda yeni bir vizyon ortaya koymak da mümkün tabii. Din misyonerliğinde olduğu gibi…

Anlaşılacağı üzere önce vizyon sonra misyon veya önce misyon sonra vizyon olmasının pek bir önemi yok. Bu ikisi iç içe zaten. Önemli olan da vizyon-misyon ya da misyon-vizyonun hayata geçirilebilmesi için eyleme geçmek ve sonuca ulaşılıncaya kadar kararlılıkla sürdürmek oluyor.

Eylemsiz vizyon ya da misyon bir işe yaramıyor. Bir düş olarak kalıyor. Vizyon dosyalarda, makalelerde, konferans kayıtlarında, kitaplarda, bilgisayar arşivinde küflenip kalıyor. Peki, eyleme geçmek için ne gerekiyor?

Ben burada yine yabancı kökenli bir kelime ile eyleme geçmek için ne gerektiğini – kelimeleri birbiriyle çarpıştırtarak bir enerji ortaya çıkartmak için – biraz da hicvederek,  sitem ederek ve de eğlenerek açıklamak istiyorum.

Füzyon: (Fr. / İng. fusion)

1- isim. Fizik Birleşme, kaynaşma.

2- Kimi virüslerin hücreye giriş için kullandıkları, virüs zarfıyla hedef hücrenin zarlarının kaynaşması sonucunda virüsün hücreye girmesiyle sonuçlanan bir yöntem

3- Kaynaşma, birbirine temas eden iki organın birbirine yapışması.

Nükleer füzyon, nükleer kaynaşma ya da kısaca füzyon; iki hafif elementin nükleer reaksiyonlar sonucu birleşerek daha ağır bir element oluşturmasıdır. Çekirdek tepkimesi olarak da bilinen bu tepkimenin sonucunda çok büyük miktarda enerji açığa çıkar.

Yani, mecazî olarak vizyon ve misyonu bir füzyon ile birleştirirsek çıkacak büyük enerji ile amaçlanan hedefe varmak çok kolay olacaktır.  Peki bu füzyon için gerekli olan nedir: PARA…

Vizyonerin vizyonu ve misyonerlerin adanmışlığı sonuca ulaşmak için yetmiyor. Bu konuda kişisel deneyimlerim var;  On yıldır Mersin’in En Vizyoner Kültür ve Sanat Derneği AKOB’un (Akdeniz Opera ve Bale Kulübü) gönüllü yönetici üyesiyim.

Evet, parasız çok büyük işler yaptık;

Yüzden fazla konser, resital, söyleşi, konferans …

Üç yıl süreyle AKOB Çocuk Müzik Akademisi’ni yürüttük; dört kez Çocuk Orkestrası ile konserler düzenledik. Çocukların ve ailelerinin yaşamlarına müzik ile dokunduk.

Müzik Masterclass’ları yaptık.

AKOB Barok Müzik Topluluğu diğer kentlerimizde verdiği konserlerle Mersin’in onuru oldu …

Altı ilimizde opera fuayelerinde dağıtılan OPERA BALE Sanat Dergisi’ni çıkarttık.

AKOB Kültür ve Sanat Dergisi on yıldır yayınlanıyor.

Yetkin Jüri üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen AKOB Ulusal Oda Müziği Yarışması ile gençlerimize müzik yaşamlarının başlangıcında kendilerini göstermeleri için fırsatlar sunuyoruz.

Tüm bu etkinliklerimizde yanımızda olan bir avuç sanatsever destekçimize teşekkür ediyoruz.

AKOB’un yaptıkları buzdağının görünen yüzü. Daha onlarca projemiz su yüzüne çıkabilmek için katkı bekliyor.

AKOB artık kabına sığmıyor. Kentten bilinçli ve sürekliliği olan bir finans desteği sağlanırsa etkinliklerini ulusal ve uluslararası boyuta taşımak istiyor. Bunun için “Kent İmecesi” projemizi başlattık.

AKOB KENT İMECESİ PROJESİ

26-29 Mart 2020 tarihlerinde düzenlenecek olan AKOB 4. Ulusal Oda Müziği Yarışması AKOB’un ilk Kent İmecesi Projesi. Belediyelerimizden ve Ticaret Borsası’ndan destek sözleri alındı.

Mersin artık AKOB’un benzersiz projelerine ses veriyor. İmece artık başladı.

Geçtiğimiz Pazartesi günü Kent İmecesi Projesi kapsamında AKOB 4. Ulusal Oda Müziği Yarışması’na destek için Mersinli sanatseverlere yerel basında bir davetiye mektubu yayınlandı. Bu yarışmada dereceye girenlere Birinci, İkinci, Üçüncü ve Mansiyon ödülü olarak 11.000 TL ödül dağıtılacak.  

Vizyonsa Vizyon, Misyonsa Misyon…  Her şey dernek tüzüğünde gereğince tanımlanmış. Özverili dernek gönüllü yöneticileri kararlılıkla hedeflere kilitlenmişler…  Ama füzyon için dış desteğe ihtiyacımız var.

İşte gene birkaç kelime ile oynadık ve işi kültür-sanata bağladık.

Köşemizin “misyonu” da bu değil mi zaten?

AKOB’a Destek, Mersin ve Ülke Sanat Yaşamına Hizmettir.

FORZA Mersin!

 

  • Etiketler
  • Yorumla
KÖŞE YAZARLARI
Reklam alanıdır
ÖNE ÇIKANLAR
    Üye Girişi
    • Kullanıcı Adınız
    • Şifreniz