Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, MedCities, Barcelona Belediyesi ve Avrupa-Akdeniz Enstitüsü’nün (IEMed) ortaklaşa düzenlediği Barcelona+30 Akdeniz Kentleri Konferansı’na katılım sağladı.

Seçer, programın ardından yaptığı sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“‘Barcelona+30 Akdeniz Kentleri Konferansı: Bölgesel Dönüşüm İçin Yerel Eylemin Güçlendirilmesi’ kapsamında düzenlenen ‘Akdeniz’de İklim Değişikliği ve Sürdürülebilir Kalkınmanın Ön Saflarındaki Şehirler’ oturumunda yer aldım.
Barcelona’daki bu değerli buluşmada, Akdeniz’in önde gelen kentlerinden biri olarak kabul edilen Mersin’imizi temsil ederek çevre odaklı çalışmalarımızı ve sürdürülebilirlik vizyonumuzu anlattım.
Doğayla uyumlu bir yaşam, ancak kaynakları adil paylaşma bilinciyle mümkündür. Ağaçtan denize, topraktan havaya kadar tüm canlılarla ortak bir dünyayı paylaştığımız gerçeği, sorumluluğumuzu büyütüyor. Bu anlayışla çalışmaya; Mersin’i adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir yönetim ilkeleriyle geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

“Dünyada demokrasi ve adaletin hakim olmasını diliyoruz”
Başkan Seçer, Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekilliği görevine İstanbul ve Adana’daki belediye başkanlarının tutuklanmasının ardından geldiğini belirterek, hukuk devleti anlayışının önemini vurguladı. Seçer, “Tüm ülkelerde olduğu gibi tüm yöneticilere olduğu gibi biz belediye başkanlarına da demokrasinin, hukuk devleti anlayışının ve yargı bağımsızlığının ne kadar önemli olduğunu vurgulayacak bir olay diye tekrar hatırlatmak istedim” dedi.
Mersin, Türkiye’nin mikrokozmosu
Seçer, Mersin’in kapsayıcı ve farklı görüşleri bir arada yönetebilme kapasitesine dikkat çekerek, “Mersin, Türkiye’nin özetidir. Mersin, göçlerle büyümüş ve Türkiye’nin en büyük limanının olduğu bir ticaret kentidir. Türkiye’nin her bölgesinden insanın yaşadığı ve çok farklı siyasi görüşlerin bir arada olduğu bir bölgedir. Mersin, Türkiye parlamentosunda grubu bulunan ya da bulunmayan bütün partilerin milletvekili çıkardığı bir bölgedir. Bu kadar kozmopolit bir yapıda olan bir kentte, sosyal demokrat dünya görüşü olan bir partiye mensup bir belediye başkanı, her 10 kişiden 6’sının oyunu alıyorsa bunu somut olarak herkesi kapsayan, kucaklayan, dünya görüşünden ayırmayan bir yönetim anlayışıyla yapıyor demektir. Bu kapsamda da herkese hizmet götürürken, eşit mesafede oluyoruz” ifadelerini kullandı.
Çevre kirliliği ve Akdeniz’in etkileri
Mersin’in çevre sorunlarından yoğun biçimde etkilendiğini vurgulayan Seçer, “Mersin, çevre kirliliği konusunda çok şikayeti olan önemli bir lokasyon. Akdeniz Havzası’nı düşünün, Bütün o kıyıların kirliliği, Doğu Akdeniz çanağının tam kenarında bulunan Mersin’de birikiyor” dedi.
Deniz kirliliğine karşı teknoloji ve denetim
Mersin’in büyük limanı nedeniyle deniz kirliliğini önlemeye yönelik yatırımlarını aktaran Seçer, “Türkiye’nin en büyük limanına sahibiz ve gemilerin bıraktığı atıklar bizi son derece etkiliyor. Geçtiğimiz yıl, Elektronik Gemi Denetleme Sistemi kurduk ve maddi olarak çok önemli yatırım yaptık. Kamera ve dronelarla gemileri çok yakın takibe aldık. Türk kanunlarına göre deniz kirletmenin cezası çok yüksek. Türkiye’de denizleri denetleme yetkisinin bakanlık tarafından verildiği 2 belediyeden bir tanesi Mersin Büyükşehir Belediyesi, diğeri Antalya Büyükşehir belediyesi. Biz, deniz kirleten gemilere en yüksek cezaları uyguluyoruz.”
Çocuklara çevre bilinci kazandırmak
Seçer, çevre bilincinin eğitim yoluyla küçük yaşta kazandırılması gerektiğini belirterek, “Çevre duyarlılığının eğitimle sağlanabileceğini düşünüyoruz. Eğitimin en iyi başlangıç noktasının da çocuklardan başlamak olduğunu düşünüyoruz. Bu kapsamda da Türkiye’de ilk olan Çevre ve İklim Bilim Merkezi’ni kurduk. Temamız; ‘çevre ve iklim’. Merkezde, 120 deney istasyonu var. Türkiye’de Eğitim Bakanlığı ile bir protokol yaparak, ilköğretim seviyesinde çocukların çevre bilincinin kazanması için bilim merkezimize gelmelerini sağlıyor ve onlara öğretmenlerimiz kanalıyla eğitim veriyoruz.”
Ulusal ve uluslararası iş birlikleri
Seçer, çevre ve deniz kirliliği projelerinde birçok kuruluşla ortak çalışmalar yürüttüklerini ifade etti: “Biz kıyı kentiyiz ve deniz kirliliği başta olmak üzere çevre ile ilgili birçok konuda önemli projeler yapıyoruz. MedCities’le de önemli projeler yapıyoruz. Bunların bize önemli katkıları oluyor.”
Tarım ve enerji alanında sürdürülebilir adımlar
Seçer, Mersin’in tarım potansiyeline dikkat çekerek, “Çiftçilerimize, enerjiyi daha ucuza mal etmeleri için güneş enerji santrallerinin kurumunda önemli hibe destekleri veriyoruz. Aynı zamanda daha modern sulama tekniklerini kullanmaları için ise ekipman destekleri veriyoruz.” Ulaşımda çevreci yaklaşımları da anlattı: “Ulaşımda CNG yakıtlı otobüslerle hizmet veriyoruz. Yakın zamanda Avrupa Birliği Delegasyonundan aldığımız hibeyle de elektrikli otobüsler aldık. Şu anda da raylı sisteme dönüşüm yapıyoruz.”
400 milyon Euro’luk çevre ve su altyapı yatırımı
Seçer, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Uluslararası Finans Kurumu (IFC) kredileriyle hayata geçirilecek projeleri paylaştı: “IFC ve EBRD’den Deniz kirliliğini önlemek için 6 tane atıksu arıtma tesisi, 4 derin deniz deşarjı inşaatı için yaklaşık olarak 84 milyon Euro kredi aldık. Bu çok yeni bir gelişme ve bu alanda yatırımlarımıza başlıyoruz. Tüm Mersin’de şu anda içme suyu, atıksu arıtma tesisi, derin deniz deşarjı, kanalizasyon gibi çevreyi, küresel iklim değişikliğini ilgilendiren tüm konularda yaklaşık olarak 400 milyon Euro’luk yatırımın içerisindeyiz.”
Kuraklık ve su yönetiminin önemine de değinen Seçer, “Suyu yönetmek çok önemli. SCADA gibi teknoloji yatırımlarını artırdık. Yüksek değerde yatırımlar ama temiz bir çevre ve gelecekte daha sağlıklı bir dünyada yaşamak için mutlaka önemli bütçeler ayırmamız lazım” dedi.
Gazze’de yaşanan insani dram
Seçer, Filistin’deki insani krize dikkati çekerek, “Gazze’de tüm dünya kamuoyunun önünde bir insanlık suçu işlendi. Avucumuzun içinden kum tanelerinin aktığı gibi Gazze’de insanlar öldü. Her şey bitti ve biz burada ağıt yakıyoruz, ağlıyoruz ama bu gerçekler hala orada duruyor. Umut ediyorum hep beraber dünya barışına katkı sunarız. Umut ediyorum insanlar daha refah toplumu olsunlar, daha mutlu yaşasınlar” ifadelerini kullandı.




