Ekol TV yayınında Oylum Talu’nun, “6 milyon liraya bir ev aldınız diyelim. 15 bin lira kira getiriyor ama 6 milyonun mevduatta aylık getirisi 200-250 bin lira” örneğini hatırlatması üzerine konuşan Başaran, bu getirinin “kâr” gibi görünse de gerçekte enflasyonun bir sonucu olduğunu söyledi.
“O getiri enflasyonun hakkı; gerçek kâr değil”
Başaran, “O 6 milyonun getirdiği 250 bin lira var ya… O kâr değil, enflasyonun hakkı. Sen enflasyonun hakkını alıyorsun. Canavarın hakkını alınca paran eriyor. İki yıl sonra aynı faizi alacağını nereden biliyorsun? Bir yıl sonra bile garanti değil,” diyerek faiz getirilerinin kalıcılığına dikkat çekti.
“Faiz düştüğünde piyasa uçar; fiyatlar ikiye katlanır”
Faizlerin düşmesiyle konut fiyatlarının hızla arttığını vurgulayan Başaran, “Herkes faiz düşünce ‘hadi ev alıyoruz’ diye bekliyor. Faiz yüzde 30’a gelince, 5 milyonluk ev 10 milyon oluyor. Biraz geç kalınabilir. Davranışsal iktisatta en önemli kural şudur: Bir şey olmadan önce öngören kazanır. Olduktan sonra iş işten geçmiş olur,” ifadelerini kullandı.
“Faiz düşünce fiyatının değişmeyeceğini sanmak büyük yanılgı”
Başaran, ev almayı erteleyenlerin sıkça yaptığı hataya da dikkat çekti:
“‘Faizin son gününe kadar kaymağını yiyeyim, faiz yüzde 25’e düştüğünde gidip evi aynı fiyata alayım’ diye düşünüyor insanlar. Çok akıllıca görünüyor ama öyle olmuyor. Satıcı diyor ki, ‘Bu ev 3 milyonken alın dedim, almadınız. Şimdi faiz düştü, ben de 6’ya satarım.’”
Ekonomist Başaran’ın açıklamaları, düşen faizlerin gayrimenkul ve diğer varlıklarda fiyat artışını tetiklediği yönündeki görüşleri yeniden gündeme taşırken, yatırım kararlarında zamanlamanın önemini bir kez daha hatırlattı.



