Ayakkabı tadilatına rağbet arttı | Çukurova Gazetesi

 
 
 

 
Ayakkabı tadilatına rağbet arttı


Tarih: 22 Kasım 2022 Salı 17:58

Artan enflasyondan, hayat pahalılığına kadar her alanda geçim sıkıntısını iliklerine kadar hisseden yurttaşlar kalem kalem bütçelerinden tasarruf yapma yoluna gidiyorlar. Kış aylarının gelmesi ile beraber kışlık ayakkabılara ve botlara rağbet artarken mağazalarda fiyatları gören vatandaşlar bir kez daha düşünmek zorunda kalıyor.

Haber - Fırat TATLI

Artan ayakkabı fiyatlarından dolayı eski ya da deforme olan ayakkabılar tamiratın yolunu tutuyor. Mersin’de Zafer Çarşısı’nda 60 yıllık esnaf olan ve ayakkabıdan birçok ürüne tadilatını yapan Ayhan Kuş, “Yeni ayakkabılar pahallı olunca insanlar tadilata yöneldi, ama işin kötü tarafı tadilat işleri de pahalandı. Geçen sene bu zamanlarda 50-60 liraya yaptığımız ayakkabı tabanı şuan 150 lira oldu” diyerek pahalılığın her yerde olduğunu belirtti. Son zamanlarda iğneden ipliğe gelen her zamdan nasibi alan bir üründe ayakkabılar olmuştu. Özellikle bazı markalarda fiyatları bin 500 ile 2 bin lira çıkan fiyatlar vatandaşların bütçesini oldukça zorluyor. Durum böyle olunca tasarruf yapmak zorunda olan yurttaş ise çözümü eski ya da yıpranmış ayakkabıları tadilata götürmekte buluyor.

ESNAFA SORDUK

Ayakkabı tadilatçılarının yoğun günler geçirdiği şu günlerde Çukurova Gazetesi olarak esnafı dinleyerek hem geçim sıkıntısı çeken vatandaşların tadilat için getirdiği ürünleri hem de yıllara meydan okuyan mesleklerini dinledik. Ayakkabıcılar Odası’nda Yönetim Kurulu’nda da görev yapan ve aynı zamanda ayakkabı tamirat ustası Ayhan Kuş, Zafer Çarşısı’nda babasından devir aldığı işletmeyi yıllardır devam ettiriyor. 60 yıllık ayakkabı tamirat dükkanı işeten Kuş, 30 yıllık çalışanı yol arkadaşı Özcan Pulat ile mesleğin son temsilcilerinden. Yedi yaşından beri ayakkabı tadilat işi yaptığı söyleyen Kuş, “Ben 57 yaşındayım. Babam 1960 yıllarında baladı bu işe ve o vefat ettikten sonrada biz devam ettirdik. İlk başladığımızda bu kadar teknolojik, teknik makineler yoktu. Daha çok el emeğiyle yapılırdı. Klasik bir laf vardır ‘silah bulundu mertlik bozuldu’ diye şimdi makineler çıktı fabrikasyon oldu ‘şimdi ustalık bitti’. Biz ilk başladığımız da iğne iplik kullanırdık gördüğünüz makinelerin hiçbiri yoktu hep elle dikilirdi” şeklinde konuştu.

“TADİLAT DA PAHALI”

İşlerinin sezondan ve kış aylarının gelmesinden kaynaklı yoğun olduğunu belirten Kuş, “Şimdi bir de şöyle bir şey var ayakkabılar falan pahalı olunca insanlar tadilata yöneldi ama işin kötü tarafı tadilat işleri de pahalandı. Şimdi baktığınız zaman her şey pahalandı. Geçen sene bu zamanlarda 50-60 liraya yaptığımız ayakkabı tabanı şu an 150 lira oldu. 15-20 liraya topuk lastiği dediğimiz şey şuan 50 lira oldu. Bir adet pençe 100 lira oldu. Yani bir vatandaş ayakkabısını tamire getirse pençe veya taban yaptırsa en kötü 100-150 lira tutuyor. Bugün insanlar 150-200 lira yevmiyeye çalışarak geçimini sağlamaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

“HAMMADDE ÇOK PAHALI”

Tadilat için kullanılan malzemelerin de çok pahalandığını belirten Kuş, “Hammadde çok pahalı. Burada gördüğünüz kulanmış olduğumuz ilacın tenekesi 3 kilo ve fiyatı daha öncesinde 70 liraydı, 8 ay içerisinde 220 lira oldu. Biz de bunu tamire yansıtmak noktasında kalıyoruz” dedi.

“VAY GARİBANLARIN HALİNE ORTA DİREĞİN HALİNE”

Günlük hayatta giyilen ayakkabılarının fiyatlarının çok pahalı olduğunu belirten Kuş, “Bit Pazarı olmasa bugün insanlar en kötü ayakkabıyı 750 TL-Bin TL liralara giyer. Burada yanımızda olan bir ayakkabı satıcısında olan ürün caddede bin lira. Aynı yerden alıyorlar aynı imalatçıdan aynı toptancıdan alıyorlar. Sadece oradakiler kiradan ya da faturadan kaynaklı uçuk kaçık fiyatlar koyuyorlar. Şu çarşı olmasın ‘vay garibanların haline orta direğin haline’ diyelim” ifadelerine yer verdi.

“VATANDAŞ 4 KATI PARA VERECEĞİNE YENİLEMEYİ TERCİH EDİYOR”

Mevsimden kaynaklıda çokça tadilat isteyen ayakkabıların dükkanına getirildiğini söyleyen Kuş, “Günlük olarak bize çokça ürün getiriliyor. Tamir için, mesela ayakkabı yırtıktır, patlamıştır vatandaş getiriyor bunu bize fiyatı duyduktan sonra kaçıyor. Yeni gelen bir ayakkabı var mesela onun altı patlamış, çürümüş komple değişecek tamir olacak bunu yapacağız. Böyle bir ayakkabı buradaki esnaflarda 400 lira dışarıda ise bin lira civarındadır. Bunun bizde tadilatı 150 lira civarında oluyor komple yeniliyoruz. Vatandaş 4 katı para vereceğine yenilemeyi tercih ediyor” şeklinde konuştu.

“AYAKKABI HASTANESİ”

Ayakkabı, valiz, çanta, kemer, çıt-çıt gibi ürünlerden birçok ürüne tamirat yaptıklarını söyleyen Kuş, “Vatandaş geliyor ayakkabıda ufak bir sökük oluyor. Bizim burası bir nevi şöyledir, “burası ayakkabı hastanesi ya da acil servis’ gibidir. Bize gelen ürünlerin yüzde 90’nı yapıyoruz yapamadığımız ürün nadiren oluyor. Burada çokça kalem ürünümüz var hepsini yapıyoruz.  İşine göre fiyatlarda değişir en ufak işimiz mesela 10 lira bu yeri geldiğinde 200 liralara kadarda çıkar” dedi.

FİYATI DUYAN KAÇIYOR

Genel olarak vatandaşların çokça fiyat sorduklarını ama fiyatları öğrendikten sonrada gittiklerini ifade eden Kuş, “ Gelenlerin yüzde 50’si yaptırıyorsa kalanı da yaptırmıyor ya da araştırmak için farklı yere gidiyor. Ama insanların bize getirdiği parçaların büyük oranda hepsinin tamirini yapabiliyoruz. Mesela çöpe atılacak ürünler var adama diyorsun ‘değmez’ ya ‘yap diyor’ ya da fiyatı duyunca geri çekiliyor. Şuan elimde bir beslenme çantası var sökülmüş yerleri var bunu yapacağız. Bunun yenisini alacak olsa 100 liradan aşağıya alamaz. Şimdi asgari ücret ile çalışan bir vatandaş bunları hesaplamak zorunda öbür türlü geçimini nasıl sağlasın, taş mı yesin?” ifadelerini kullandı.

KANAYAN YARA ‘ÇIRAK’

Öte yandan esnafın en büyük kanayan yarası olan çırak konusuna da değinen Kuş, “Çırak yetişmiyor. Buda şundan dolayı okul sistemi değişti 4+4+4 gibi 12 yıllık eğitim zorunluluğu geldi. Önceden insanlar çocuklarını gönderiyordu, çıraklık yapabiliyorlardı. Artık kurs, dershaneydi öğrencilerinde yoğun bir temposu var ondan dolayı göndermiyorlar. Ayrıca insanlar artık çocuklarına çok fazla kıyamıyor. ‘gitmesin’, ‘etmesin’ gibi söylüyorlar. Ben ortaokul ikide iken ayrıldım babamın yanına geldim o gün bugündür devam ediyorum. O zamanlar esnaflık çok iyiydi. Memura kız vermezlerdi geçindiremez falan derlerdi. Esnaf dediğiniz zaman esnafın ağırlığı kalitesi vardı ama artık esnaflık hikaye oldu” dedi.

“BİZDEN SONRASI YOK”

Bugünlerde mesleklerinin öldüğünü ve kimsenin yetişmediğini söyleyen Kuş, “Çırak diyoruz onu getirecek olsak maliyeti yüksek günde 100-150 lira maliyeti var yemesi, içmesi, harçlığı, yolu bunlar hep etkendir. Bizden sonrası yok bakalım kısmet gücümüzün yettiği yere kadar çalışacağız. Yeni nesil bu işleri yapmaz, çünkü pis-kirli bir iş, bazıları bunları sevmez bu yüzden memur ya da masa başı işleri tercih ediyorlar. Yeni nesil rahat iş istiyor” diyerek tamamladı.

35 YILLIK EMEK

Aynı işyerinde Ayhan Kuş yanında 35 yıldır çalışan mesleğe ömrünü veren Özcan Pulat ise, “1982 yılından beridir de bu işi yapıyorum. Son 35 senedir de Zafer Çarşısında çalışmaktayım. Bu mesleğe şöyle girdim; Benim rahmetli abim kulağımdan tuttu ustanın yanına götürdü. O zaman 1982 senesi ve ilkokul 2.sınıfa gidiyordum. Abim ‘usta eti senin kemiği benim’ dedi. Meslek hayatımız öyle başladı benimde hoşuma gitti. O zamanlar öğlenci isem sabahtan öğlene kadar dükkana gelirdim. Sabahçı isem de öğleden sonra dükkana gelirdim, o şekilde mesleğimizi sürdürdük” diyerek bitirdi.

 


Etiket:


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
 
  BASIN İLAN
 
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. cukukovagazetesi.com © Copyright 2019-2023 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. Hakimiyet Gazetesi basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA